|
Bulutlar
kadınlar gibidir
-
Anlaşılmaları zordur: Bi buluta bakıp ne halt edeceğini bilmeniz
zor iştir, çok iyi gözükür ama yanına ulaştığınızda ortadan yokoluverir,
yüz vermezseniz de habire daha da güzelleşirler.
-
Gösterip de vermezler: Altı dümdüz, üstü bembeyaz pofuduk
pofuduk, buram buram kaldırıcı (termik) kokan bulutlar, altına girdiğinizde
kaldırıcı filan vermezler, teorinin neresinde yanlış yaptım diye
düşünürken bastırıcı da düşmektesinizdir. Bulut da kaybolmaktadır
zaten... İndiğiniz yerde, bi dahaki sefere teoriyi fazla sallamayıp,
biraz da pratiğe ağırlık vermeye karar verirsiniz nedense...
-
Güzelliğin timsalidirler: Düşünsenize, masmavi bi gökyüzünde
ufka kadar uzanan pofuduk, karbeyaz bulutlar, bulut caddeleri, caddelerdeki
bulutlar... kuğu gibi süzülürlerken seyrine doyum olmaz, bakmaktan
boynunuz ağrır, önünüzdeki fani insanlara, çöp kutularına filan
çarparsınız, başka bişey görmez/düşünmez olursunuz. Bütün pilotlar
onların etrafında pervane olurlar, döne döne onlara ulaşmaya çalışırlar,
"ateşe yanan pervaneler gibi..."
-
Kararsızdırlar: Tam güzel güzel termik dönmektesinizdir,
bi anda bastırıcıya dönüşür, hay allah diye başka bi buluta yönlenecekken
bi daha kaldırırlar. Uğraştırırlar yani... Ama mücadeleye devam
ederseniz, sonunda genellikle güzel bir kaldırıcıyla mükafatlandırılırsınız...
Uzun soluklu mutlulukların (XC) sırrı buradadır işte ...
-
Gözlerinizi kör ederler: Kendinizi kaldırıcının kollarına,
mutluluktan sarhoş bi şekilde bırakırsınız ve daha nooldum demeden
kendinizi bulutun içinde(!) buluverirsiniz. Artık oradan çıkmak
için çok geçtir, çünkü gözünüz başka bişey görmez :) Büyük mücadeleler
sonunda buluttan çıktığınızda ise artık başınız dönmüş ve perişan
bi haldesinizdir (Ehuehue:)
-
Dış görünüş aldatır: Bulutsuz kalmış ve alçalmaktasınızdır.
Son bi ümitle şu ufak tefek, sefil görünüşlü buluta doğru yönelirsiniz.
Kaldırıcı en fazla 1 veya 2'dir. Ama buluta yaklaştıkça karakter
değişir, (7)5 - (7)6'lık bir kısrağa, hatta (7)7 - (7)8'li(k) bir
afete dönüşür, bi yandan zevkten başınız dönerken, diğer yandan
endişelenmeye başlarsınız (Bkz:Gözlerinizi kör ederler)
-
Ulaşılmazdırlar: En güzel görünen bulutlar hep en uzaktakilerdir.
Amma ve lakin, ya siz onlara ulaştığınızda artık size kaldırıcı
veremeyecek durumda olurlar, ya da etraflarında o kadar çok 'sink'
vardır ki oraya ulaşmaya çalışırken kendinizi yerde buluverirsiniz.
Bu durumda ya size daha yakın olanlarla yetinecek, ya da 'O'na ulaşmak
için yakınınızda olanları kullanacaksınız (adice). Aslında eğer
anlamayı başarabilseniz, yakınınızdaki bulutların o uzakta görünenden
çok daha 'verimli' olabileceğini görebilirsiniz :)
-
Yarı yolda bırakabilirler: Siz tam kaldırıcının tam ortasına
oturmuş, deli gibi yüxelirken, sizin bulut tabanına ulaşmanızı beklemeden
boşalabilirler (yağmur). Artık siz sink'seniz de sink'mesenizde
umurlarında olmaz ... Kimisi de boşalma taklidi yapar, yağmur yoktur
ama mega sink vardır ... Hayskym diye koşarak (speed ile) delicesine
oradan uzaklaşırsınız ..
-
Kimileri Alçakgönüllüdür: Sizin de çok iddialı olmadığınızı
bilirler, sadece biraz eğlenmek istiyorsunuzdur, size yakın dururlar,
kolayca hafif bir kaldırıcıda sadece bikaç yüz metre yüxelip yanlarına
gidebilirsiniz. Muhteşem diillerdir ama genellikle en eğlencelisidirler
..
-
Tandem olayı: (Bkz: Orgy)
-
Kimileri Wahşidir: Evet oradadırlar ve ulaşılabilirler, ama
dikkatli olmalısınız çünkü istediğinizden fazlasını alabilirsiniz.
Kendinizi bi an 10+ 'core'ların içinde bulabilirsiniz, orada tutunmak
çok zordur ama artık isteseniz de bırakamazsınız, çünkü eğer onu
yarı yolda bırakmaya kalkarsanız kanopinizi başınıza geçiriverirler.
-
En kötü rüyalarınızı gerçek yaparlar: Güzel güzel termik
dönerken bi anda kendinizi kontrolsüz bi şekilde fezaya yükselirken
bulursunuz. Bir anda buluta girmiş ve hazırlıksız yakalanmışsınızdır.
Bu, bokun vantilatöre çarptığı andır (When the shit hits the fan).
Ne yöne dönerseniz dönün durum sadece daha da kötüye gider. Kurtulmak
için yaptığınız spiral gibi nafile çabalar sizin sadece mega kaldırıcıyı
ortalamanıza yarar. A kolonlarını komple çekip bacaklarınızın altına
sokmak gibi yaratıcı fikirler bile (Bkz: CrossCountry: Croatian
Survivor) sizi bu durumdan kurtaramaz. Kafanızın üstünde durmak
istemeyen kanopipinizi daha fazla dizginlemeye çalışmanın haybeye
olduğunu düşünüp biraz relax olmaya karar verdiğinizde bunun yanlış
bi düşünce olduğunu çok geç farkedersiniz, çünkü artık sizi sarmalayan
kumaşların ve iplerin(!:) içinden çıkmaya çalışmakla meşgulsünüzdür.
Panik içinde attığınız yedek ise saatte 100 km'ye varan yukarı akımlar
sayesinde sizi 8000 mt'ye doruğa en kısa sürede çıkaran alet olacaktır.
Eğer hipotermi, hypoxia, yıldırımlar tarafında çarpılma ve dolu
taneleri tarafından dövülerek öldürülme gibi (bulutlarla ilişkilerinizde
korunun: başınıza kask takın) tehlikeleri de atlatır ve yedekle
XC rekoru kırmış biri olarak dünyaya sağlimen dönmeyi başarabilirseniz,
bi dahaki sefere bulutlara daha temkinli yaklaşırsınız. Bu da size
iyi bi ders olmuş olur...
-
En güzel rüyalarınızı gerçek yaparlar: Yavaş yavaş onları
anlamaya başladıkça, onlarla daha güzel vakit geçirebilmeye başlarsınız.
Hangisine yaklaşıp, hangisinden uzak durmanız gerektiğini bilirsiniz
(Bkz: kötü rüyalar) Artık zamanlama konusunda da bir uzmansınızdır,
uzaktan pek de bişeye benzemeyen bir bulutun biraz sonra güzelleşeceğini
bilir, iyi bir zamanlamayla altına girer, kaldırıcı bastırıcı demeden
nazını çeker, ve sonunda güzel bir kaldırıcıda tabanına ulaşırsınız.
Sizi içine çekmek için wahşice davranmazlar (See: Kimileri Wahşidir),
nazik, serin ve tertemizdirler, keyif ve güven içinde beraberce
yeni maceralara doğru drift edersiniz... Ayrılma vakti geldiğinde
de kanopinizi başınıza geçirmezler (no mega sink), dostça ayrılırsınız...
Sürç-ü
lisan ettiysek affola,
Sağlıcakla
kalın.
Hakan
Akçalar
www.vema.com.tr/paragliding

|