Haberler
Yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Galeri 1
Galeri 2
Galeri 3
Motorlu Delta
Üreticiler
İletişim
Linkler
Kitap ve Video
Çerez
Rekorlar

Site içinde arama:

 


Güvenlik

Yaklaşık altı yıldan bu yana deltakanatla uçuyorum. En sık karşılastığım soru da bu sporun tehlikeli olup olmadığı. Ben de her sorana aynı cevabı vermeye başladım. "Ayağını yerden kestin mi tehlike başlıyor elbette, ancak Türk gibi yapmazsan fazla bir riski yok." Tabii ki söylemek istediğim işi kitabina uygun yapmak gerektiği. "Bana bişii olmaz abi" tavrının hiç olmazsa havacılık alanında bırakılması.

Bu yaz İnönü'de yamaç paraşütü ile uçan bir arkadaşın başına bir kaza gelmişti. Birkaç arkadasla birlikte C Tepesinde kalkış için hazırlanıyorduk. Birden yaklaşık 100 m üzerimizde bir yamaç paraşütünün yedeğinin açıldığını gördüm. Ancak garip olan hem normal paraşütün, hem de yedek paraşütün aynı anda açık olmasıydı ve pilot telaş içinde normal paraşütünü tek taraftaki iplerinden çekerek toplamaya çalışıyordu. Rüzgar da kuvvetli olduğu için hızla tepeye doğru sürükleniyordu. Sonunda her iki paraşüt de açık bir şekilde hızlı bir çöküsle yamaca çarptı. Hemen yanına koştuk. Belindeki ağrı dışında ciddi bir hasarı yoktu. Dikkatli bir şekilde hastaneye sevk edildi, bir gece gözlem altında kaldıktan sonra taburcu oldu.

Ertesi gün kendisiyle konustuğumda yedek paraşütün güvenlik pimini çıkış öncesi kontrol etmediğini, harness içine de fazla miktarda eşya koyduğundan yedeğin havada kendi kendine açıldıgını söyledi. (Daha önce de bir kez yedek istemsiz bir şekilde açılmış, bu tavır ayrı bir yazı konusu olabilir ancak !)

Düşündüm ki ben de yedek paraıütümü çıkış öncesi kontrolden geçirmiyorum. Sadece sezonun başında havalandırarak yeniden katlayıp navlaka içine tıkıyorum, o kadar. Oysa kanadı kurarken ve kalkış öncesi ciddi olarak kontrol ediyordum. Rahat ve gamsız bir kişi olarak tanınırım. Ancak uçus öncesi ve özellikle de kanadı kurarken farklı bir kişiliğe bürünüyormuşum (Yusuf durumları olsa gerek). Fakat aynı şeyi harness ve özellikle de yedek için söyleyemem. Herhalde hiçbir zaman yedeği açmak zorunda kalmayacağımı düşünüyorum. Tepeye yakın uçarken ya da iniş için alçaldığımda yedek paraşütün kendi kendine açılması durumunda başıma gelebilecekleri düşünmek bile istemiyorum. Ama aslında bunun başıma gelmemiş olması, sadece bir şans.

Trafik kazası geçiren bir arkadaşım böyle bir kazanın kendi başına hiç gelmeyecegini sandığını, sanki kazaların veya kötü olayların hep başkalarının başına geleceğini zannettiğini söylemişti. Önce söylediğini garip karşılamıştım, diğer insanları bilemem ama kendimin de farklı düşünmediğimi farkettim. Bu ise beni biraz korkuttu.

Sanıyorum alışkanlıklarımız bizim en büyük düşmanımız. Her uçuşa sanki ilk kez uçuyormuşcasına hazırlanmamız ve tüm detayları önemseyerek kontrol etmemiz gerekiyor.

Güvenli uçuslar.

Zeki Eser

 

 


Diğer yazıları " Yazılar " bölümünde bulabilirsiniz...