|
Aile
Desteği
Bir
atasözü der ki: “Her başarılı kanatçının arkasında, ona destek olan
güçlü bir eşi vardır” (Yoksa böyle değil miydi, Kamer Genç bile
daha iyisini söylerdi ya neyse). Yaptığımız spor ferdi bir spor
gibi gözükse de kanımca gerek dayanışma içinde olduğumuz arkadaş
çevresiyle ve gerekse aile olarak düşündüğümüzde kolektif bir spor.
Aynı
tepeyi, aynı havayı, aynı termikleri ve hatta aynı iniş alanını
kullandığımızdan; havacılık sporu ile uğraşan kişiler arasındaki
destek ve dayanışma, dağcılık, dalgıçlık gibi spor dallarını bir
tarafta bırakırsak hiçbir uğraşta olmadığı kadar fazladır. Kalkış
öncesi, havada uçarken ve indikten sonra birbirimize yardımcı oluyor,
gerektiğinde birbirimizi uyarıyoruz. Ancak bana göre bir kişi bu
spor ile ilgili ailesinden de destek almadıkça çok başarılı olamaz
ve sporu severek, isteyerek sürdüremez (İddialı bir laf ettim galiba).
Doğum
yerim İnönü olduğu için çocukluğumda hep planörler ve paraşütler
vardı hayatımda. Lise yıllarında paraşüt başlangıç kursuna katılmak
istemiş, fakat ailemden onay alamamıştım. Ben de Uçan Türk, M5 gibi
dergileri okuyarak, adreslerini temin ettiğim uçak üreticilerinden
beleş katalog ve resimler isteyerek ve model uçak yaparak oyalandım.
Daha sonra meslek hayatı evlilik vs. gibi herkesin geçtiği süreçlerden
geçerek kanatla buluşma zamanına eriştik.
Bir
arkadaşla birlikte (ismini tam hatırlayamıyorum ama İsmet İçel gibi
birşeydi!) ortak bir başlangıç kanadı aldık ve eğitimlere başladık.
İlk zamanlar eşim bu sporla uğraşmama karşı çıktı. Hatta annem de
onu doldurarak “ben yıllarca onu havacılıktan uzak tuttum ama sen
sahip olamadın” gibi laflar etti. Ama sonunda işi kuralına uygun
yaptığımızı, gereksiz risk almadığımızı ve bu işi zevk için yaptığımızı
görünce karşı çıkmak bir yana sonuna kadar destek oldu, yanımda
yer aldı.
Çoğu
zaman tepeye birlikte çıktık, kanadı birlikte kurduk. Bana nose-man’lik
(bu durumda nose-woman oluyor) yaptı. Arabayı tepeden indirdi. Aşağıda
kanadı toplamama yardımcı oldu. Bir tane Uno arabamız vardı. Kanat
taşımaya pek uygun değildi. Jip almaya da gücümüz yetmediğine göre
ne yapsam diye düşündüm ve onun şehir dışında olduğu bir zamanda
Uno’yu satıp üstünü de borçlanarak Kangoo aldım. Bu hareketime biraz
kızdı tabii ama şimdi arabayı zevkle kullanıyor (ya da bana öyle
diyor). İlk zamanlar bu arabayla pizza servisi mi yapacaksın diye
onunla dalga geçtiler ama bu tür zorlukların üstesinden gelmeyi
bidi. Eee, aşk her şeye kadir!
Yaşım,
sağlığım ve zamanım elverdiği sürece de bu sporla uğraşmaya devam
etmeye kararlıyım. Eşimin ve ailemin desteğiyle bu sporu severek
yapıyorum. Teşekkürler…
Zeki
Eser
|