Haberler
Yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Galeri 1
Galeri 2
Galeri 3
Motorlu Delta
Üreticiler
İletişim
Linkler
Kitap ve Video
Çerez
Rekorlar

Site içinde arama:

 


Aile Desteği

Bir atasözü der ki: “Her başarılı kanatçının arkasında, ona destek olan güçlü bir eşi vardır” (Yoksa böyle değil miydi, Kamer Genç bile daha iyisini söylerdi ya neyse). Yaptığımız spor ferdi bir spor gibi gözükse de kanımca gerek dayanışma içinde olduğumuz arkadaş çevresiyle ve gerekse aile olarak düşündüğümüzde kolektif bir spor.

Aynı tepeyi, aynı havayı, aynı termikleri ve hatta aynı iniş alanını kullandığımızdan; havacılık sporu ile uğraşan kişiler arasındaki destek ve dayanışma, dağcılık, dalgıçlık gibi spor dallarını bir tarafta bırakırsak hiçbir uğraşta olmadığı kadar fazladır. Kalkış öncesi, havada uçarken ve indikten sonra birbirimize yardımcı oluyor, gerektiğinde birbirimizi uyarıyoruz. Ancak bana göre bir kişi bu spor ile ilgili ailesinden de destek almadıkça çok başarılı olamaz ve sporu severek, isteyerek sürdüremez (İddialı bir laf ettim galiba).

Doğum yerim İnönü olduğu için çocukluğumda hep planörler ve paraşütler vardı hayatımda. Lise yıllarında paraşüt başlangıç kursuna katılmak istemiş, fakat ailemden onay alamamıştım. Ben de Uçan Türk, M5 gibi dergileri okuyarak, adreslerini temin ettiğim uçak üreticilerinden beleş katalog ve resimler isteyerek ve model uçak yaparak oyalandım. Daha sonra meslek hayatı evlilik vs. gibi herkesin geçtiği süreçlerden geçerek kanatla buluşma zamanına eriştik.

Bir arkadaşla birlikte (ismini tam hatırlayamıyorum ama İsmet İçel gibi birşeydi!) ortak bir başlangıç kanadı aldık ve eğitimlere başladık. İlk zamanlar eşim bu sporla uğraşmama karşı çıktı. Hatta annem de onu doldurarak “ben yıllarca onu havacılıktan uzak tuttum ama sen sahip olamadın” gibi laflar etti. Ama sonunda işi kuralına uygun yaptığımızı, gereksiz risk almadığımızı ve bu işi zevk için yaptığımızı görünce karşı çıkmak bir yana sonuna kadar destek oldu, yanımda yer aldı.

Çoğu zaman tepeye birlikte çıktık, kanadı birlikte kurduk. Bana nose-man’lik (bu durumda nose-woman oluyor) yaptı. Arabayı tepeden indirdi. Aşağıda kanadı toplamama yardımcı oldu. Bir tane Uno arabamız vardı. Kanat taşımaya pek uygun değildi. Jip almaya da gücümüz yetmediğine göre ne yapsam diye düşündüm ve onun şehir dışında olduğu bir zamanda Uno’yu satıp üstünü de borçlanarak Kangoo aldım. Bu hareketime biraz kızdı tabii ama şimdi arabayı zevkle kullanıyor (ya da bana öyle diyor). İlk zamanlar bu arabayla pizza servisi mi yapacaksın diye onunla dalga geçtiler ama bu tür zorlukların üstesinden gelmeyi bidi. Eee, aşk her şeye kadir!

Yaşım, sağlığım ve zamanım elverdiği sürece de bu sporla uğraşmaya devam etmeye kararlıyım. Eşimin ve ailemin desteğiyle bu sporu severek yapıyorum. Teşekkürler…

Zeki Eser

 

 


Diğer yazıları " Yazılar " bölümünde bulabilirsiniz...